Yapay zeka modelleri ve platformları

İklim Değişikliğiyle Mücadelede AI Kullanmanın Gerilimleri

mm
Unite.AI sitesini Google'daki tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyin

İklim değişikliği, günümüzde dünyanın karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biridir. İnsanların bu sorunu çözmek için en çok bozucu teknoloji olan AI’ı kullanmaları mantıklıdır.

Araştırmacılar, işletmeler ve hükümetler, iklim değişikliğiyle mücadele için AI’ı geniş çapta uygulamışlardır. Ancak, bu durum bazı etkileyici sonuçlar doğurmuş olsa da, AI’ın çevresel olumsuz yanları da ortaya çıkmıştır. İşte, iklim değişikliğiyle mücadele için AI usageının faydaları ve dezavantajlarına daha yakından bir bakış.

İklim Değişikliğiyle Mücadelede AI’ın Faydaları

Dünya, iklim odaklı AI’a yüz milyonlarca dolar yatırım yapmıştır. Nispeten yeni olmasına rağmen, bu teknolojiler önemli iyileştirmeler sağlamıştır ve potansiyelleri daha da fazladır. İşte, sürdürülebilirlikte AI’ın bazı temel faydaları.

1. İklim Tahminlerinin Doğru Olması

Etkili sürdürülebilirlik çabaları, çevreyi ve nasıl değiştiğini anlamayı gerektirir. AI araştırma araçları bu konuda yardımcı olabilir. Gelişmiş veri analizi motorları, çeşitli ekosistemler hakkında ve bu ekosistemleri nasıl etkileyebilecek değişiklikler hakkında bilgi sağlayabilir.

Araştırmacılar, AI’ı kirlilik kaynaklarını karakterize etmek, kirleticilere maruz kalma oranlarını tahmin etmek, toksisite seviyelerini tahmin etmek ve daha fazlasını yapmak için kullanır. Bu bilgiler, çevreyi ve nasıl değişebileceğini daha derinlemesine bir şekilde gösterir. Şirketler bu bilgileri daha yeşil seçimler yapmak için kullanabilir ve hükümetler daha bilinçli yasama kararları alabilir.

AI tahminleri, sürdürülebilirlik girişimlerinin çevreye nasıl etki edebileceğini gösterebilir. Küresel ajanslar daha sonra hedeflerini gerektiği şekilde ayarlayabilir.

2. Karbon Ayak İzlerini Azaltma Yollarını Açıklamak

Benzer şekilde, AI tarafından sağlanan içgörüler, insanların karbon ayak izlerini azaltmasına yardımcı olabilir. Bazı emisyon kaynakları açık olsa da, bir şirketin toplam çıktısını, dolaylı kaynakları da dikkate alarak anlamak zor olabilir. AI, bu unsurların iç ve dışını ortaya çıkarabilir ve etkili değişiklikler önerabilir.

AI algoritmaları, bir şirketin tüm doğrudan ve dolaylı emisyon kaynaklarını analiz edebilir ve bunları boyutlarına ve değişim potansiyellerine göre kataloglayabilir. Bu şirketler daha sonra karbon ayak izlerini azaltma konusunda daha iyi kararlar alabilir, örneğin filolarını elektrifikasyon yoluyla azaltabilir veya yenilenebilir enerji kullanabilir. Bazı çalışmalar, AI’ı bu şekilde kullanmanın 2030 yılına kadar 5.3 gigaton emisyon azaltımı sağlayabileceğini öne sürmektedir.

Küçük ölçekli iyileştirmeler de yardımcı olabilir. Örneğin, bazı lojistik şirketleri teslimat kamyonlarının rotalarını optimize etmek için AI kullanır. Sonuç olarak, daha az mesafe kat ederler ve ulaşım kaynaklı emisyonları azaltırlar.

3. Yenilenebilir Enerjinin Optimizasyonu

AI, yenilenebilir enerji kaynaklarının en iyi şekilde kullanılmasına da yardımcı olabilir. Rüzgar ve güneş, zararlı emisyonlar üretmez, ancak sürekli enerji üretmezler ve enerji depolama da karmaşıktır. Enerji tüketimi de artmaktadır; ABD, 2020 yılında 1950 yılına göre 13 kat daha fazla elektrik tüketmiştir, bu da daha fazla karmaşıklık ekler. AI, bu konuda da yardımcı olabilir.

AI destekli akıllı şebekeler, yenilenebilir enerji kaynaklarından gerçek zamanlı enerji üretimini ve yakın binalardan talep edilen enerjiyi analiz edebilir. Sonra, çeşitli enerji seviyelerini farklı alanlara gönderebilir, böylece enerji israfını minimize ederek farklı güç ihtiyaçlarını karşılar. Bu şekilde, yenilenebilir enerji daha güvenilir bir şekilde enerji sağlayabilir.

Zeki algoritmalar, yeni güneş veya rüzgar çiftliklerinin ideal konumlarını belirlemek için çeşitli faktörleri analiz edebilir. Bu bilgiler, möglich olduğunca çok yenilenebilir enerji sağlarken, altyapı ve habitat tahribatını minimize ederek malzeme maliyetlerini azaltabilir.

İklim Değişikliğiyle Mücadelede AI’ın Dezavantajları

İklim değişikliğiyle mücadele için AI’ın faydalı olabileceği kadar, kendi çevresel endişeleri de vardır. İşte, AI’ın çevre için en önemli dezavantajları.

1. Enerji Tüketimi

İklimi korumak için AI’ı kullanmanın en büyük çekincesi, bu teknolojinin muazzam enerji gereksinimleridir. Çalışmalar, bir makine öğrenimi modelinin eğitiminin 626.000 pound karbon emisyonu üretebileceğini bulmuştur, bu da beş arabanın ömrü boyunca ürettiği emisyonlarla eşdeğerdir.

AI algoritmalarındaki gelişmiş hesaplamaları gerçekleştirmek için geniş çaplı hesaplama altyapısına ihtiyaç vardır. Bu bilgisayarlar çok fazla enerji tüketir ve günümüzde çoğu elektrik fosil yakıtlardan üretilir. Sonuç olarak, daha fazla AI kullanımı genellikle daha fazla zararlı emisyon üretir.

Yenilenebilir enerjiye geçmek bu sorunu çözmeye yardımcı olabilir, ancak bu zaman alacak. Bazı uzmanlar, artan AI kullanımının kısa vadede fosil yakıt talebini artıracağından ve AI’ın getirdiği olumlu değişikliklere karşı geleceğinden endişe etmektedir.

2. Nadir Toprak Metallerine Bağımlılık

AI işlemlerini destekleyen veri merkezleri de çevreye zararlı madencilik faaliyetlerine katkıda bulunur. Bilgisayar donanımı nadir toprak metallerini gerektirir ve bu metallerin madenciliği çevreye zarar verir.

Her bir ton nadir toprak metalinin çıkarılması 12.000 metreküp atık gaz, 75 metreküp atık su ve bir ton radyoaktif madde üretir. Bu atık, özellikle radyoaktif kalıntı, çevre ekosistemine ve su kaynaklarına sızmaya neden olabilir. Madencilik ekipmanları genellikle emisyon üreten dizel motorlarına da dayanır.

Dünya, AI’ın gerçekten çevre dostu olabilmesi için nadir toprak madenciliğini ele almalıdır. Bu, alternatif malzemelerin bulunması veya daha sürdürülebilir süreçlerin geliştirilmesini gerektirir.

AI’nın Çevre ile Karmaşık İlişkisi

AI, iklim değişikliğiyle mücadele için insanların en iyi araçlarından biri olabilir, ancak kendi çevresel ayak izine de sahiptir. Araştırmacılar ve organizasyonlar, bu karmaşık ilişkiyi ele almalıdır ki bu teknolojiyi en iyi şekilde kullanabileler. AI, dünyayı daha sürdürülebilir bir geleceğe yönlendirebilir, ancak ancak enerji ve kaynak ihtiyaçlarında bir değişiklik olursa.

Zac Amos yapay zeka üzerine odaklanan bir teknoloji yazarıdır. Ayrıca ReHack'te Özellikler Editörüdür, burada daha fazla çalışmasını okuyabilirsiniz.