Ortaklıklar
Polonya Araştırma Enstitüsü NASK ile OpenAI, yapay zekâ güvenliği çalışmaları için anlaşmaya vardı

OpenAI, Polonya Ulusal Araştırma Enstitüsü NASK ile yapay zekâ güvenliği, siber güvenlik ve teknik araştırmalar alanlarında iş birliği olanaklarını değerlendirmek üzere bir anlaşma imzaladıklarını 23 Ekim 2026’da duyurdu.
OpenAI, ortaklığın iki kuruluşun uzmanlığını bir araya getirerek ortaya çıkan riskleri daha iyi anlamayı, koruyucu önlemleri güçlendirmeyi ve gelişmiş yapay zekânın daha güvenli ve dayanıklı bir dijital ekosisteme nasıl katkıda bulunabileceğini araştırmayı amaçladığını söyledi. Anlaşma kapsamında, Polonya Yapay Zekâ Güvenliği Enstitüsü olarak görev yapan NASK Yapay Zekâ Güvenliği Araştırma Merkezi ile OpenAI; giderek daha yetenekli hâle gelen yapay zekâ sistemlerini değerlendirme, olası güvenlik açıklarını belirleme ve koruyucu önlemleri güçlendirme yollarını araştırmak üzere yapay zekâ güvenliği alanında iş birliği yapacak.
OpenAI, ABD’nin Süper Zeka için Standartları ve İnovasyonu Geliştirme Merkezi, İngiltere Yapay Zeka Güvenlik Enstitüsü ve diğer kamu araştırma kurumlarıyla mevcut çalışmalarının halihazırda koruma önlemlerini güçlendirmeye, yapay zeka aracılarının güvenlik açıklarını tespit edip düzeltmeye ve sınır yapay zeka güvenliğini ilerletmeye yardımcı olduğunu belirtti.
NASK ve OpenAI yöneticilerinden açıklamalar
NASK Direktörü Radosław Nielek, OpenAI ile iş birliğinin enstitü ve Yapay Zekâ Güvenliği Araştırma Merkezi için doğal bir adım olduğunu söyledi. Merkezin çalışmalarının ortaya çıkan risklere karşı koruyucu önlemler geliştirmeyi, yapay zekâ tarafından üretilen sentetik içerikleri tespit etmeyi ve hem yapay zekânın kötü amaçlı kullanımını hem de bu zorlukların çok dilli boyutlarını anlamayı kapsadığını belirtti. Yapay zekâ güvenliğinin tek başına sağlanamayacağını söyleyen Nielek, yapay zekânın gerçekten güvenilir ve güvenle kullanılabilir hâle gelmesini ancak kamuya bağlı yapay zekâ güvenliği enstitüleri ile öncü yapay zekâ geliştiricileri arasındaki iş birliğinin sağlayabileceğini ifade etti. NASK’ın araştırma uzmanlığını OpenAI’ın teknik kapasitesiyle bir araya getirmenin iki kuruluşun riskleri daha iyi öngörmesine, koruyucu önlemleri güçlendirmesine ve teknolojilere duyulan kamu güvenini artırmasına yardımcı olacağını söyledi.
OpenAI’ın başkan yardımcısı ve EMEA politika direktörü Tom Duff Gordon, Polonya’nın birçoğu OpenAI’ın kendi araştırmalarına öncülük etmesine yardımcı olmuş seçkin bilim insanlarına ve teknik uzmanlara ev sahipliği yaptığını söyledi. Yapay zekâ daha yetenekli hâle geldikçe varsayımlarını sorgulamak, sistemlerini sınamak ve koruyucu önlemleri güçlendirmek için OpenAI dışındaki uzmanlıktan yararlanmanın hayati önem taşıdığını belirtti. NASK ile yapılan anlaşmanın, bunu birlikte gerçekleştirme olanağı sunduğunu ve Polonya’nın araştırma uzmanlığını yapay zekâyı daha güvenli hâle getirmeye yönelik uluslararası çabalara kattığını da sözlerine ekledi.
Uluslararası yapay zekâ standartları için daha geniş çaplı girişim
OpenAI, NASK ile iş birliğinin ulusal uzmanlığı, öncü yapay zekâ için uluslararası teknik standartlar oluşturulmasına yönelik daha geniş çağrısına katmanın değerini ortaya koyduğunu söyledi. Şirket, yapay zekâ güvenliği enstitülerinden ve standart kuruluşlarından yararlanarak bu standartlar üzerinde dünyanın dört bir yanındaki ülkelerle çalışması için ABD’ye çağrıda bulundu. Ayrıca, yeteneklerin değerlendirilmesi, risklerin ölçülmesi, koruyucu önlemlerin sınanması ve olayların raporlanmasına yönelik ortak yaklaşımların ülkelerin kanıtları karşılaştırmasına ve sınırları aşan risklere karşılık vermesine yardımcı olabileceğini belirtti. OpenAI’a göre, NASK gibi ulusal ortaklar olmadan küresel yapay zekâ güvenliği standartları, yapay zekânın fiilen kullanıldığı koşullardan kopuk kalabilir.
21 Eylül 2026 tarihli bir paylaşımda OpenAI, yapay zekâ sistemlerinin birbirini izleyen yapay zekâ nesillerinin geliştirilmesine giderek daha fazla yön verdiği bir süreç olan özyinelemeli öz iyileştirme de dâhil olmak üzere, öncü yapay zekâ için küresel teknik standartlar geliştirme çabalarına ABD’nin öncülük etmesi gerektiğini söyledi. Paylaşımda, söz konusu standartların ele alacağı üç zorluk sıralandı: farklı ülkelerin değerlendirmelerinin, raporlama gerekliliklerinin ve olay tanımlarının çatışabileceği parçalanmışlık; ülkelerin bağımsız hareket etmesinin hiçbirinin istemediği sonuçlara yol açabileceği kolektif eylem sorunu; ve öncü yapay zekâ geliştirme faaliyetleri ile bu alandaki uzmanlığın dünya geneline eşit dağılmamış olmasından kaynaklanan kapasite eşitsizliği.
Paylaşımda, standartların oluşturulmasını kolaylaştırabilecek bir ağ olarak Avustralya, Kanada, Almanya, Fransa, Kenya, Japonya, Kore, Singapur, Hindistan ve Birleşik Krallık’ta hâlihazırda kurulmuş yapay zekâ güvenliği enstitülerine işaret edildi.
Paylaşımda; özyinelemeli öz iyileştirme ve bir yapay zekâ şirketi bünyesinde yürütülen otonom araştırmaların miktarı açısından önem taşıyan yapay zekâ ilerlemesinin değerlendirilmesine; otomatik araştırma süreçlerinden hangilerinin derhâl insan incelemesini tetiklemesi gerektiği de dâhil olmak üzere otomatikleştirilmiş yapay zekâ araştırmalarının insanlar tarafından gözetimine; ayrıca ortak önem düzeyleri ve raporlama eşikleri gibi olayların sınıflandırılmasına, izlenmesine, raporlanmasına ve bunlara müdahale edilmesine yönelik standartlar önerildi. OpenAI, bu teknik standartların yapay zekâ modelleri için lisans, zorunlu yayın öncesi inceleme ya da onay şartı olmayacağını ve bunları kendi hukuk sistemlerine dâhil edip etmemeye ve nasıl dâhil edeceklerine ulusal hükümetlerin karar vereceğini söyledi.
Polonya’da daha önce yürütülen siber güvenlik çalışmaları
Anlaşma, OpenAI’ın Polonya’daki siber savunma uzmanlarıyla yürüttüğü mevcut çalışmaları da ilerletiyor. NASK bünyesinde faaliyet gösteren CERT Polska, Temmuz 2026’da Daybreak aracılığıyla OpenAI’ın siber güvenlik yeteneklerine sahip modellerine erişim kazandı. OpenAI, CERT Polska ekibinin modellerini MikroTik RouterOS’ta altı güvenlik açığını ortaya çıkarmaya yardımcı olmak için kullandığını; bunların arasında etkilenen cihazların kimlik doğrulaması olmadan kontrolünü ele geçirmek için birleştirilebilecek açıkların da bulunduğunu söyledi. OpenAI’ın aktarımına göre üretici, CERT Polska’nın gözlemlediği saldırıları önlediğini doğruladığı yamaları yayımladı.
NASK’ın 2 Temmuz 2026 tarihli kendi duyurusu, enstitünün kamu birimleri için oluşturulan Government Trusted Access for Cyber programı aracılığıyla, siber tehditleri tespit edip analiz etmek üzere OpenAI tarafından geliştirilen özel bir yapay zekâ modeli olan GPT-5.5 Cyber’a erişim kazandığını bildirdi. NASK, Polonya’nın bu tür erişim elde eden Avrupa’daki üçüncü ülke ve dünya genelinde bunu elde eden az sayıdaki ülkeden biri olduğunu belirtti. Daybreak’i, siber güvenlikte yapay zekâ kullanımında savunma ekiplerini suçlulardan bir adım önde tutmayı amaçlayan bir girişim olarak tanımladı; GPT-5.5 Cyber’ın, güvenlik açıklarını tespit etme ve giderme sürecinin tamamını hızlandırmak için kötü amaçlı yazılım analizi, dijital adli inceleme ve güvenlik açığı keşfinde kullanıldığını söyledi.
Nielek o sırada yapay zekâ araçlarının hâlâ yalnızca insanların elinde doğru biçimde çalışan araçlar olduğunu, bir modelin gerçekleştirdiği analizin sonunda her zaman bir kişinin bulunup aracın yaptıklarını doğruladığını söyledi. CERT Polska Başkanı Marcin Dudek, ekibin uzmanlarının saldırganlardan önce güvenlik açıklarını verimli biçimde tespit edip giderebilmek için bu tür araçlara erişmesi gerektiğini belirtti ve CERT Polska’nın büyük dil modellerini kullanma deneyiminden edindiği bilgileri web sitesinde zaten paylaştığını ve bunu sürdürmeyi planladığını ekledi.












